Ocak 15, 2005

İlk Yardım

Alm. Erste (f), Hilfe, Fr. Premier secours (m), İng. First Aid. Âni bir yaralanma veya rahatsızlık karşısında, vak’ayı ilk görenler tarafından, bir hekimin müdâhalesine kadar yapılması gereken işler. Hastayı sâkinleştirmek ve güvenliğini sağlamak yanında fizikî ihtiyâçlarını karşılamak da ilk yardım işinin içine girer. İlk yardımla ilgili bilgilerin bilinmesi çok kişi için hayat kurtarıcı olur. Kazâların olabileceği yerlerde, meselâ arabalar, işyerleri ve evlerde ilk yardım için gerekli malzemenin bulunduğu çanta ve dolaplar olmalıdır. Bir ilk yardım çantasında (dolabında) bulunması gereken madde, araç ve gereçler şunlardır: Plaster, ağrı kesici sıvı, emici özellikte gazlıbez, sedye vazifesi görecek bez, üçgen bandaj, tentürdiyot, antiseptik bezler, göz yastığı, cep feneri, bandaj, plaster silindiri, yuvarlak uçlu penset, çengelli iğneler, antiseptik, künt burunlu makas. Genel Kâideler İlk yardım kâidelerine uyularak yapılacak bir müdâhale hayat kurtarıcı olabileceği gibi bilgisizce yapılacak işler, hastayı veya kazâya uğrayanı daha kötü duruma düşürebilir. İlk müdâhaleyi yapana iki kişi yardım etmeli bir diğer kişi de en yakın hekime veya sağlık kuruluşuna gönderilmelidir. Hastaya İlk Bakış Önce hastayı tehlike alanından uzaklaştırmalı, kimliği alınmalı, haber yollanabilecek bir sağlık kuruluşu tesbit edilmeli, kişiyi rahatça yatırmalı, yara, bereleri kontrol etmeli ve o anda neler yapılabileceğini plânlamalıdır. Kazâya uğrayanın solunumu durduysa, şiddetli kanaması varsa, ortadaki durum bir zehirlenme ise, her sâniye son derece kıymetlidir. Hasta şuurluysa sâkin olmasını söylemeli ve ne şekilde yardım edeceğini anlatmalı, onun da yardımı sağlanmalıdır. İlk yardımı yapacak kişi kazâya uğrayanın yaralarının ağırlığı konusunda katiyetle konuşmamalıdır. Şuursuz bir hastayla karşılaşılması hâlinde tokatlayarak uyandırmaya çalışmamalıdır. Bir yanına çevirmeli, bacaklarını karnına çekmeli, gömleği veya elbisenin yakasını gevşetmelidir. Ağız-boğazında birikmiş salyayı başını yana eğerek boşaltmalı, eğer protez diş, kırılmış diş parçası, gözlük vs. varsa çıkarılmalıdır. Tıbbî yardım için hekime yollanan haberde, kişinin kimliği, adresi, olayın tam yeri, yaralarının şekli, alınan ilk yardım tedbirlerinin neler olduğu mutlaka bildirilmelidir. Hastayı hareket ettirme (taşıma) de bir diğer önemli husustur. Yeni yaraların, kırıkların meydana gelmemesine dikkat edilmelidir. Şahsı olay yerinden süratle uzaklaştırmak gerekirse vücudun uzun ekseni (boyu) yönünde taşımalıdır. Bu işi yaparken bir battaniye veya mukavva yahut da bir ceket üzerine koyarak çekmek en iyisidir. Vücut asla, katlanmamalı, bir çizgi şeklinde taşınmalıdır. Kırıkları olduğundan şüphelenilen bir kişi katiyen arabada oturtulmamalı, kırık bölgesi hareketsizleştirildikten sonra yatırılarak taşınmalıdır. İlk Yardım Tedbirleri İlk önce hastanın durumu hakkında bir karara varmalı, neler yapılacağını plânlamalıdır. Bundan sonra duruma göre aşağıdaki tedbir ve yardımlardan biri veya birkaçı uygulanır. Sun’î Solunum Nefes alması duran bir kişide âcilen sun’î solunum ile nefes almayı başlatmak gerekir. Genel olarak solunumun çabucak başlaması önemlidir. Ancak boğulma, elektrik çarpması, karbonmonoksid zehirlenmesi gibi durumlarda sun’î solunuma uzun zaman devam gerekebilir. Sun’î solunumun en tesirli yolu “ağızdan-ağıza” yâhut “ağızdan-buruna”sun’î solunumdur. Bunların çocuklar ve yetişkinlerde uygulanması değişik olup temel prensip aynıdır. Erişkinlerde: Önce ağız ve boğazında yabancı cisim, toz, toprak varsa onlar silinip temizlenir. Daha sonra çenesi mümkün olduğu kadar yukarı kaldırılır ve solunum yolu açılır. Bâzan kafanın arkaya yatırılması bile solunumu başlatabilir. Bu anda solunum başlamazsa, ağız, kişinin ağzının üzerine kapanır ve burun delikleri sıkıştırılarak sun’î solunum başlatılabilir. Aynı işlemi ağzı kapatıp burundan üfleyerek yapmak da mümkündür. Bu işi yaparken hastanın ağzı üzerine temiz bir bez örtüp, onun üzerinden üflemek en iyisidir. İlk üflenen nefes bize hastanın solunum yollarında bir tıkanıklık olup olmadığını belli eder. Tıkanıklık olması hâlinde aşağıda kendi konusunda anlatılacak işlemler yapılmalıdır. Nefesi üfledikten sonra kişinin soluk vermesi beklenir, soluk verdikten sonra ikinci bir nefes üflenir. Bu şekilde dakikada 12 kez hastaya sun’î nefes verilmelidir. Hastada belli belirsiz soluma hareketleri başlarsa sun’î solunum hareketlerini onunkilere zaman olarak ayarlamalıdır. Bu sırada hasta kusmaya başlarsa hemen yan tarafına çevrilir, kusması bittikten sonra ağzı ve boğazı temizlenip işe devâm edilir. Bebek ve çocuklarda: Aynı şekilde ağızda ve boğazda bulunan yabancı cisimleri temizlemek ilk iş olmalıdır. Daha sonra ağız ve burnunu ağzın içine alacak şekilde sun’î solunuma başlanır. Üflenen nefesler çok sathî olmalı, zorlayıcı karakterde olmamalıdır. Erişkinlerden bir diğer fark olarak, dakikada yapılan sun’î solunum hareketi 20 olmalıdır. Üfleme sırasında solunum yollarında bir engelle karşılaşılırsa, bebek (veya çocuk) bir kol üzerine yüzü aşağı gelecek şekilde yatırılıp sırtına şiddetlice birkaç tokat atılır. Hâlâ tıkanıklık devâm ediyorsa “tıkanma” konusunda anlatılacak işler yapılmalıdır. Çok şiddetle üflenen nefesler çocukların mîde-barsak sistemini havayla doldurabilir ve bu solumayı güçleştirir. Karnının şiştiği fark edilen bir çocuğu yüzükoyun yatırıp sırtına basarak havayı dışarı çıkarmalıdır. Solunum yollarında tıkanma: Solunum yollarına kaçan bir yabancı cisim tıkanma ve şiddetli öksürük nöbetlerine yol açabilir. Kişi öksürük nöbeti hâlinde bulunursa hiç dokunmamalıdır. Hemen ağzına parmak sokarak cismi çıkarmaya çalışmak çok yanlıştır ve cismin daha alt hava yollarına kaçmasına sebeb olabilir. Tamâmiyle tıkanan bir kişide öksürük ve konuşma mümkün olmayabilir. Böyle bir şahıs giderek şuurunu kaybeder ve renginin mâvimsileştiği görülür. Bu andan îtibâren her sâniye giderek kıymetlenmektedir. Hastanın şuuru açıksa hemen aşağıdaki işlemler yapılır: 1. Omuz başları arasına 4-5 kez şiddetlice tokat atılır. Bu iş faydasız kalırsa; 2. Arkasına geçerek eller ön tarafta kenetlenir ve 4-5 kez şiddetlice sarsılır. Böylece akciğerden çıkan havayla berâber yabancı cism de çıkabilir. 3. Bu şekilde sırtına vurmaya ve sarsmaya hasta rahatlayana kadar devam edilir. Kişi şuursuz ise: 1. Sun’î solunum yapmaya çalışılır. Bunda birkaç defâ kafanın pozisyonunu değiştirerek uygulamaya çalışmalıdır. Başarısız kalınırsa: 2. Sırtına 4 şiddetli tokat atılır. 3. Sarsma manevrası 4 kere tekrarlanır. 4. Bir, iki ve üçüncü maddeler defâlarca tekrarlanır. Hâlen başarısız kalındığı görülürse o vakit hastanın boğazına parmak sokmaya teşebbüs edilebilir. Bunu yaparken orta veya işâret parmağını kullanmalı, parmağı bir kanca gibi bükerek orada bulunan yabancı cismi dışarı almaya çalışmalıdır. Kaynak: Yeni Rehber Ansiklopedisi