Doğu Karadeniz folklorunda nadiren (Trabzon’da Akçaabat, Giresun ve Ordu’nun iç bölgelerinde) ancak mutlaka bas davul eşliğinde kullanılan ahşap, yedi delikli nefesli saz.
Etimoloji
Codex Cumanicus’ta suruna olarak kayıtlı olan enstruman (CCM fol. 45a) adının Farsça surna kelimesinden ödünç alındığı yaygın kanaattir: Farsça'da sur “festival” + nay “kamışlı”
Bununla birlikte Arapça sûr “boynuzdan yapılma büyük boru” ” + Farsça “kamış” ihtimali de gözden çıkarıl-mamalıdır. Eski İran dilinde “sur” kelimesi bir boynuz çeşidi olarak kayıtlı olup ikinci ihtimali güçlendirmektedir.
Anadolu’da düğünlerde, askere uğurlama törenlerinde, halk oyunlarında, seyirlik köy oyunlarında davulla birlikte kullanılmak-tadır. Anadolu’da şimşir, dişbudak, ıhlamur, kızılcık, ceviz ve ardıç ağacından imal edilen zurna büyüklük ve ses rengine göre kaba zurna, orta kaba zurna ve cura zurna (Zil Zurna) olmak üzere üç çeşittir.
Terminoloji
Zurnayı oluşturan parçalar Anadolu terminolojisinde yöresel farklılıklar göstermek-tedir:
Baş ve çatal bölümü zaynak -Ankara, nazik -Abdallarda, ula -Uludağ, çatal -Çankırı, zinak -Diyarbakır, nezik -Gaziantep, fasla -Kırklareli, zaynak -Kürtçe
Boru kısmı metef -Ankara, metem -Abdal-lar, çığırdan -Uludağ, demir -Çankırı, bülbülük -Diyarbakır, kanel -Kırklareli, metef -Kürtçe, lüle -Sivas
Kaynakça: Özhan Öztürk (2005). Karadeniz: Ansiklopedik Sözlük. 2 Cilt. Heyamola Yayıncılık. İstanbul. ISBN 975-6121-00-9