Kasım 02, 2004
Büyük Hun İmparatorluğu
Türkler tarafından kurulan ilk imparatorluk; Hun İmparatorluğu olarak kabul edilir. Daha önceden kurulmuş Türk devletlerine nazaran oldukça büyük bir alana yayılmış, içerisinde başka milletleri de idare ederek dev bir devlet olduğu için ilk imparatorluk vasfını almıştır.
Konu başlıkları
1 Kuruluş (M.Ö 220)
2 Mete Yabgu dönemi (M.Ö. 209)
3 M.Ö. 174 - M.S 1. yüzyıl
4 İmparatorluğun ikiye ayrılması
Kuruluş (M.Ö 220)
Hun İmparatorluğu Hun Türkleri tarafından M.Ö. 220 yılında kurulmuştur. Hunlar günümüzün Moğolistan bölgesinde; Çin'in kuzey-batısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu bölgede Çinlilerle bir çok kez savaştılar. Askerlik üstünlükleri sayesinde girdikleri hemen hemen bütün savaşları kazandılar. Çinliler önüne geçemedikleri Hun Türklerinin saldırıları ardından "Büyük Çin Duvarı" (Çin Seddi)'ni inşa etmek zorunda kalmıştır. (M.Ö. 214) Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın bir çok kısımı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır.
Teoman Yabgu ilk büyük Hun hükümdarı idi (M.Ö. 220). (Yabgu o dönemde Türk hükümdarı demekti) Birbirinden ayrı yaşayan Türk boylarını birleştirerek ilk Türk birliğini topladı. Süvari orduları oldukça güçlü olan Türkler savaş taktikleri ve stratejileriyle Çin ordularını Çin Seddi'ne rağmen bozguna uğratmış ve Çin içlerine kadar girmişlerdir. Günümüzde Çin'in bu kısımlarında konuşulan Çince'de bir çok Türkçe kelime hala kullanılmaktadır. (Güzel kız türküsü halen bu bölgelerdeki Çinli erkeklerin Çinli kızlarla evlenmeden önce söylediği bir türküdür).
[değiştir]
Mete Yabgu dönemi (M.Ö. 209)
Teoman Yabgu'dan sonra yerine geçen oğlu Mete Yabgu Hun İmparatorluğu topraklarını Japon Denizi'nden Hazar Denizi'ne kadar uzatmıştır. Burada Türk kavimlerinin yanı sıra Altaylı kavimler de yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu dönem Hun İmparatorluğu'nun en parlak devri olarak görülür. (M.Ö. 209-174)
Hunlar zamanında Çinliler medeniyet bakımından çok ileri bir durumdaydılar. Hem nüfusları ve orduları çok kalabalık, hem medeniyetleri parlak olduğu hâlde Hunlar'la başa çıkamadılar. Bu da gösteriyor ki, Hun başarısının sebebi yalnızca askerî güç değildi. Gerçekten Hunlar teşkilâtçılık ve idare bakımından çok gelişmişlerdi. O sırada Çin'in ayrı ayrı prenslikler hâlinde bulunmasından da faydalanarak, Kuzey Çin'de sık sık iktidarı ele alıyorlardı. Fakat Çinliler'in şehir hayâtına kapılan sınır boyu Türkleri yavaş yavaş Çinlileşiyor, Çinli prenseslerle evlenen Hun hükümdarlarının saraylarında Çin âdet ve gelenekleri yerleşiyordu...
M.Ö. 174 - M.S 1. yüzyıl
Mete'den sonra gelen Yabgular zamanında Çinliler'le ilişkiler arttı. Özellikle evlenme yoluyla Türk ve Çin hükümdar âileleri arasında yakınlıklar doğdu. Bu yakınlıklar ise Hunlar'ın iç işleri bakımından birçok karışıklıklara yol açtı. Yine de Hun İmparatorluğu Milâttan Önce Birinci Yüzyıl'a kadar üstünlüğünü devam ettirdi. Bu yüzyılda ise Türk beyleri arasında taht kavgaları alabildiğine arttı. Çinliler de bu kavgalardan faydalanarak, Türkler'i zayıflatmayı bildiler. Ancak Hohan-Şu'nun 27 yıllık imparatorluğu zamanında ve Çiçi Yabgu devrinde devlet eski gücünü biraz olsun toparlayabildi.
İmparatorluğun ikiye ayrılması
Milâttan sonraki ilk yüzyılda Hun İmparatorluğu Doğu ve Batı Hunları olmak üzere iki ayrı devlete bölündüler. Bunlara Güney ve Kuzey Hunları da denir. Milattan sonra üçüncü yüzyılın başlarında (220) başka bir Türk kavmi olan Siyenpiler Hunlar'la iktidar mücadelesine giriştiler. Sonunda Moğollar'ın ve bazı Türk boylarının da yardımıyla Hunlar'ın hâkimiyetine son verdiler. Kavimler göçü sonrasında da Avrupa Hun İmparatorluğu, Hun İmparatorluğunun devamını temsil etti.