Ekim 27, 2004
David Cronenberg
Gerçek adı David Paul Cronenberg. Kanadalı sinemacı.
Biyografisi
David CronenbergDavid Cronenberg 15 Mart 1943 yılında Toronto, Ontario, Kanada'da gazeteci bir baba ve piyanist bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarda edebiyat ve müzik alalarındaki yeteneğiyle dikkat çekti. Üniversite eğitimine başlamadan önce yazdığı pek çok karanlık hikaye çeşitli yerlerde yayınlandı. Toronto Üniversitesi Fen bilimleri bölümünde yüksek tahsiline başladı. Daha sonra bu bölümden ayrılıp aynı okulun edebiyat bölümüne geçti. Bu yıllarda yaptığı Transfer (1966), From the Drain (1967), Stereo (1969) ve Crimes of the Future (1970) adlı kısa filmler ile sinemaya başladı. Televizyon dizileri için teklifler aldı. İlk uzun metrajlı filmi olan They Came From Within (1975) kurbanlarının cinsel arzularını kontrol edemez hale getiren bir parazit türünün anlatıldığı, dönem için normal sayılamayacak bir filmdi. Bu sebeple Cronenberg film için ödenek sıkıntısı çekti. Masrafların yarısını ödemesi için bazı yapımcıları ikna etti. Benzer bir konuyu ele aldığı filmi Rabid (Kuduz - 1977) ve değişime uğramış çocukları temel alan, ancak değişimin esas sebebinin nefret olduğunun anlatıldığı The Brood (1979) filmleri ile adını duyurdu. 1983 yılında çektiği Videodrome ile televizyon izleyicilerinin aslında televizyon dalgaları aracılığıyla yayılan elektrik sinyalleriyle, kurgusal ve yapay bir dünyaya çekildiği tezini aktarırken, önemli toplumsal sorunlara ve histerilere de değindi. Bu başarılı bağımsız yapımları ile Hollywood yapımcılarının dikkatini çekti ve daha popüler görünen The Dead Zone (Kör Nokta - 1983, Stephen King'in romanından uyarlama) ve The Fly (Sinek - 1986, 1956 yapımı aynı adlı filmin yeniden çekimi) filmleri ile adını duyurmaya ve sıradan bir yönetmenden daha fazlası olduğunu göstermeye başladı. Daha geiş bir kitleye hitap etme fırsatını bulduğu bu dönemde, kendi tarzının en başarılı filmlerinden biri olan Dead Ringers (Ölü İkizler - 1988) adlı yapıma imza attı. 1991 yılında ise filme çekilemez denilen, William Burroughs romanı Naked Lunch'ı (Muhteşem Yemek - 1991) kendi özgün tarzında perdeye aktardı. Bunu diğer filmlerine göre daha az ilgi çeken ve ünlü bir Broadway müzikalinden uyarlanan M. Butterfly takip etti. 1996 yılında Crash (Çarpışma) ve 1999 yılında eXistenZ (vAroluŞ) filmleri ile Videodrome ile değindiği konulara benzer hikayeleri perdeye taşıdı. Crash ile trafik kazaları ile cinsel hazlarının doruğa çıktığına inanan bir grup insanı, eXistenZ ile de hayatımıza bir daha çıkmamak üzere giren bilgisayarlar ve sanal dünyalarda geçen bilgisayar oyunlarının geleceğini anlatan Cronenberg her filminde olduğu gibi bu filmlerinde de üzerinde düşünülmesi gereken sahneler ile mesajlar taşıyan öyküleri ile tarzının doruğuna çıktı. 2002 yılında kendi imkanlarıyla, düşük bir bütçe ile çektiği Spider (Örümcek) filminde daha kişisel ve karanlık bir öyküyü, etkileyici bir biçimde izleyicisine sundu.
David Cronenberg, filmlerinde sürekli anlatmaya çalıştığı, her zaman savunduğu ve çok da ütopik olmayan fikirleri, karanlık ve ürkütücü mizansenleriyle ve kostüm, müzik gibi öğeleri ustaca kullanmasıyla çoğu bilim kurgu, korku yönetmeninden farklı bir yerdedir. Bedensel Korku diyebileceğimiz bir türün öncüsü olarak, makineler, yapay biyolojik etkenler, değişime uğratılmış parazitler gibi insan kaynaklı tehlikelerin, yine insanı zihinsel ve en önemlisi bedensel olarak bambaşka bir varlığa dönüştürmesini anlatırken, yarattığı her sahnenin arkasına bir anlam gizleyerek filmlerinin üzerinde düşünülmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda her zaman sözünü ettiği ve savunduğu New Flesh (Yeni Beden) kavramını geniş kitlelere ulaştırmaktadır. Bilimin insan tarafından doğal işleyişi saptırmak için bir araç olarak kullanımını ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini Cronenberg filmlerinde görebiliriz. Sonraki dönemlerinde ise bu kavramların beden, kan gibi organik yapılarla gösteriminden çok felsefi ve psikolojik anlatımlar ile sunulduğunu ve her iki yöntem ile de başarılı olduğu söylenebilir.
Filmleri
Yönetmenliğini yaptığı filmler şunlardır:
Spider (2002)
eXistenZ (1999)
Crash (1996)
M. Butterfly (1993)
Naked Lunch (1991)
Dead Ringers (1988)
The Fly (1986)
Videodrome (1983)
The Dead Zone (1983)
Scanners (1981)
The Brood (1979)
Fast Company (1979)
Rabid (1977)
Shivers (1975)
The Victim (1974)
Crimes of the Future (1970)
Stereo (1969)
From the Drain (1967)
Transfer (1966)
[değiştir]
Kaynaklar
IMDb Sayfası (http://www.imdb.com/name/nm0000343)
Resmi olmayan web sayfası (http://www.davidcronenberg.de)
Leon Walras ve Genel Denge
Vikipedi, Özgür Ansiklopedi.
Matematik okul diye anılan Lozan Okulu'nun kurucusu olan Leon Walras (Fransızcada Léon Walras), Salt Politik İktisadın Unsurları (Eléments d'économie politique pure, 1874) ve Uygulamalı Politik İktisat Çalışmaları (Études d'économie politique appliquée, 1898) adlı eserleriyle tanınmıştır.
Walras, Fransız olmakla birlikte Lozan'da ün kazanmıştır. Çözümlemelerini matematiksel fonksiyon ve denklemler sistemi ile açıklayan Walras, tüketilen mal miktarı ile sağlanan fayda arasındaki ters ilişkiyi yorumlarken, faydanın mal miktarının azalan bir fonksiyonu olduğunu açıklamıştır.
U = f(Q)
Daha önemlisi, iktisadi olayları açıklamada neden-sonuç ilişkilerini gösteren kavramları incelemenin yanı sıra, değişkenler arasında karşılıklı bağımlılık sürecini açıklayan fonksiyonel kavramlaşmaya önemli katkılar sağlamıştır. Örneğin, genel piyasa dengesi açısından, fiyatlarla arz miktarı arasındaki neden-sonuç ilişkisinin (Qs = f(P)) tek yanlı açıklanamayacağını, arz miktarının da fiyatları belirlediğini (P = f(Qs)) söylemiştir. Bu çerçevede Qd = f(P) iken, yalıtılmış bir piyasa modelini dikkate aldığımızda, denge koşulu, Qd = Qs biçiminde ya da E'nin fazla talebi gösterdiği varsayıldığında, tek bir denklemle EQd - Qs = 0 biçiminde gösterilebilir. Birbiriyle karşılıklı olarak bağımlı olan bir çok mal eşanlı olarak ele alındıklarında ise, denge, modelde yer alan hiçbir mal için fazla talep olmamasını gerektirecektir. Çünkü, tek bir mal bile fazla taleple karşı karşıya kaldığında, bu malın fiyat uyumlanması, öteki malların talep ve arzlarını zorunlu olarak etkileyecek ve böylece tüm fiyatlarda değişikliklere yol açacaktır. Buna bağlı olarak, n mallı piyasa modelinin denge koşulu, EtQdi - Qsi = 0 (i = l, 2, ..., n) biçiminde n tane denklemden oluşacaktır. Söz konusu modelin çözümlenebilmesi (varsa), denge koşulunu yansıtan n denklemin eşanlı olarak çözümünü sağlayan sabit bir fiyat kümesini (Pt) ve buna karşılık gelen sabit miktar kümesinin (Qt) varlığını gerektirecektir.
[değiştir]
Walrasçı kuramın kapsamı ve önemi
Burada ifade edildiği gibi, Neoklasik paradigmanın oluşumunda Jevons ve Menger'den bağımsız hareket eden Walras'ta öznel değer kuramı olabildiğince karmaşık bir şekil sergilerken, üretim açısından son tahlilde Walras tarafından basitleştirilmiş şu fikir önem kazanmaktadır: Belli bir yatırım tipine öyle ilaveler yapılmalıdır ki, her ek faktörün marjinal verimliliği piyasa faiz haddine eşit olsun. Bu düşünce, tüketici maksimizasyonu veya en iyileştirmesi (optimalitesi) yaklaşımından daha önemli olan marjinal verimlilik teorisinin ilk taslağının ortaya çıkması demektir. Yani, her üretim dalında denge durumuna göre üretim faktörlerinin marjinal verimlilikleri ölçüsünde pay alması ya da fiyatlandılmış olmaları, sektör ve verimlilik düzeyindeki farklılıklardan dolayı, aynı parasal değerlerin yaratılamayacağı düşüncesini doğurmuştur.
Walrasçı çözümleme, kuşkusuz yukarıda zikredilen yöntem arayışlanndan dolayı iktisat biliminin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Ancak, oldukça önemli bir çözümleme aracı olan denklem sistemlerinden ortaya çıkmış girdi-çıktı tablosu Denis'in ifadesiyle, serbest piyasa ekonomilerinde bir çözümleme tekniği olarak değil, planlı sosyalist ekonomilerde yarar sağlayan bir yöntem olarak büyük yararlar sağlamıştır. Walras'ın çabaları, hem aynı anda pazar ekonomisinde gözlemlenebilir iktisadi olaylar bütününü açıklamaya, hem de liberal öğretinin doğrulanmasına yönelik ise de, bugün bu girişimlerin başarılı olduğunu söylemek güçtür. Walras'ın çağdaş hayranlarından olan J. R. Hicks, Walrasçı sistemin kısırlığından söz ederken, şöyle demektedir: Bu yapı, bütünü içinde insanın hayal gücünü doyuran büyüleyici bir saray etkisi uyandırmakla birlikte, temel sorunları çözmede yetersiz kalmaktadır.
Yine Walras, tüketicilerin tükettikleri malların marjinal faydalarını (ki Walras bunu, malların az bulunurluğu diye adlandırıyor) mallann fiyatları oranına eşitledikleri noktada, mübadele değerlerinin oluştuğunu, bunun aynı zamanda kıtlık olgusunu da açıkladığını belirtirken şöyle demektedir: Kıtlık faktörüyle açıklanan mübadele değeri, ancak iki olay bir arada bulunur ve değerler kesin orantılarla belirlenirse, mübadele değeri kıtlık faktörüyle açıklanmış olur ki böyle bir fiyat belirleme süreci de maliyet unsurunu yeniden ortaya çıkarır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)